KİTABIN ÖZETİ :
1.
AVRUPA’DA BİR BİRLİK YARATILMASI FİKRİNİN NEDENLERİ :
Avrupa’da bir
birlik yaratma düşüncesi, bu kıtada milli devletlerin ortaya çıkmasıyla eş
zamanlıdır. Kıta Avrupa’sındaki ülkelerin kendi aralarında imzalanan
antlaşmalarında Avrupa’da bir birlik kurma düşüncesi gündeme gelmiştir. Bu
konudaki çabalar 18 nci YY. sonuna doğru sanayileşme devriminin başlamasıyla artan
pazar arayışlarıyla hız kazanmıştır. Bu amaçla 1886 yılında Fransa ile
İngiltere bir ticaret antlaşması imzalayarak bu konuda ilk adımı atmışlardır.
2.
AVRUPA’DA İLK EKONOMİK BİRLEŞME (BENELÜKS) :
Benelüks olarak
bilinen ve 18 Temmuz 1932 tarihinde Hollanda, Belçika ve Lüksemburg arasında imzalanan
Ouchy Sözleşmesi, yaratılan ilk ekonomik birleşme olması açısından çok
önemlidir.
3.
AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞUNUN KURULUŞU :
Avrupa Ekonomik
Topluluğu kuruluş aşamasında Avrupalı ülkeler arasında önemli görüş
ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlisi İngiltere ve Fransa
arasındaki yeni ekonomik birleşmenin derecesidir. Diğer ülkeler bu birleşmenin bu
kadar büyük derecede olmasını istemiyorlardı. AET’nin kurulmasından sonrada
İngiltere bütün Avrupa’yı kapsayacak bir serbest ticaret bölgesinin
yaratılmasını, buna AET’nin tek birim, diğer ülkelerin de kendi başına topluluğa
katılmalarını önermiştir. Fakat bu teklif Fransa tarafından reddedilmiştir.
Çünkü Fransa Avrupa’da sıkı bir işbirliğine yönelik bir birlik istemekteydi.
Bütün bu gelişmeler üzerine İngiltere AET’ye rakip olacak bir kuruluşa girmeyen
Avrupalı ülkeler ile Avrupa Serbest Ticaret Bölgesini kurmuştur.
4.
AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞUNUN GENİŞLEMESİ :
a. Birinci genişleme : İngiltere, İrlanda,
Danimarka (1973)
b. İkinci genişleme : Yunanistan (1981)
c. Üçüncü genişleme : İspanya (1986)
d. İki Almanya’nın birleşmesi ve birliğin Facto
olarak genişlemesi (1990)
e. Dördüncü genişleme : Avusturya, İsveç ve
Finlandiya (1995)
Diğer tam üyelik
başvuruları : Türkiye, Fas, Kıbrıs, Malta, İsviçre ve Norveç’tir.
5.
AVRUPA TOPLULUĞUNUN AMAÇLARI :
Avrupa Ekonomik
Topluluğu’nu kuran Roma Antlaşmasının 2 nci Maddesinde AET amaçları şu şekilde
özetlenmiştir : Topluluğun görevi bir ortak pazarın kurulması ve üye devletlerin
ekonomik politikalarının zamanla yaklaştırılması yoluyla, topluluğun tümü içinde
ekonomik etkinliklerin uyumlu olarak gelişmesini, sürekli ve dengeli yayılmasını,
istikrarın artmasını, birleştirdiği devletler arasındaki işbirliğinin
genişletilmesini sağlamaktadır. Topluluğun etkinliğini artırmak için aşağıdaki
hususların yerine getirilmesi gerekli görülmüştür.
a. Üye devletler arasında malların giriş
ve çıkışlarında gümrük tarifelerinin, miktar kısıtlamalarının kaldırılması,
b. Üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük ve
ticaret politikalarının belirlenmesi,
c. Tarım sektöründe ortak politika,
d. Ulaşım alanında ortak politika,
e. Milli mevzuatların birbirlerine
yaklaştırılmalarını sağlamak,
f. Topluluk içinde rekabeti bozacak uygulamalara
başvurulmaması,
g. Yeni kaynakların bulunması yoluyla topluluğun
ekonomik genişlemesini kolaylaştırmaya yönelik bir Avrupa Yatırım Bankası kurmak,
h. Deniz aşırı ülke bölgelerinin
birleştirilmesidir.
6.
BİRLİK BÜTÇESİNDEKİ GELİR VE HARCAMALAR
AB’de öz
kaynaklar; üye ülkelerin yetkili organlarının ayrıca kararı olmadan topluluk
bütçesinin finansman kapsamına giren gelirlerdir.
Ana hedef, topluluk
tarafından benimsenmiş politikalardan doğan harcamaların karşılanmasıdır. AB’de
öz kaynaklar dört temel vergiden oluşur.
a. Ortak Gümrük Vergisi gelirleri
b. Tarımsal vergiler
c. KDV
d. Kömür ve çelik üretimi üzerinden alınan
vergiler
e. Öz kaynaklar
Harcamalar : Yapılan harcamalar içinde iki
önemli kalem vardır. Birincisi ortak tarım politikasından kaynaklanan harcamalar ve
ikincisi yapısal politikadan kaynaklanan harcamalardır. Bunlar, başlıca altı hedefe
yöneliktir.
a. Geri kalmış bölgelerde yapısal
iyileşme,
b. Uzun dönemde işsizlikle mücadele,
c. Sanayi devriminden kaynaklanan işsizlikle
mücadele,
d. Kalkınma,
e. Tarım ve balıkçılık politikaları için
yapısal değişiklik,
f. Düşük nüfuslu bölgelerin kalkınmasına
yardımcı olmaktır.
7.
TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ :
Türkiye, Gündem
2000 Strateji Metni’nin genişleme bölümünde aday ülkeler kapsamında yer
almıştır. Ayrı bir başlık altında değerlendirilen Türkiye’ye ayrılan “Özel
Bölüm” çok kısadır.
Bu bölümde
Türkiye’nin 1989 yılında başvurusunu reddeden, ancak tam üyelik koşullarına
değinen AB Komisyonu Raporuna atıfta bulunulmuş, Türkiye ile Gümrük Birliği
çerçevesinde ilişkilerin derinleşeceği belirtilmiştir.
Türkiye’nin
ekonomik ve siyasi durumu Görüş Metni adlı bir raporda ayrıca yer almıştır.
Türkiye diğer 11 aday ülke gibi tam üyelik adayları arasında sayılmamış, Gümrük
Birliği kapsamında ilişkilerin geliştirilmesi yönünden komisyon raporu yeterli
görülmüştür.
İlişkiler genel
olarak değerlendirildiğinde AB Komisyonunun Görüş Metni niteliğini taşıyan
raporunda tam üyelik ehliyeti ve ülkenin Avrupalılık Yönetimi dile getirilmiştir.
Türkiye, diğer aday ülkeler kapsamında değerlendirilmediği için bu kavram
anlamını yitirmiştir.
Raporda
Türkiye’nin diğer aday ülkelerle aynı standartlar ve kriterler çerçevesinde
değerlendirileceği açıklanmakta, Gündem 2000’e bakıldığında ise Türkiye’nin
hiç de aynı ölçülerde değerlendirilmediği görülmektedir. İlişkilerin
gelişmesi, siyasi alanda ilerleme kaydedilmesi ile ilişkilendirilmiştir. Bunlar ;
a. Yunanistan ile ilişkilerin iyileştirilmesi,
b. Uluslararası Hukuk İlkelerine uyulması,
c. İnsan haklarının uluslar arası platformda
kabul edilebilir seviyeye getirilmesi,
d. Terörizm ile mücadelede insan hakları ve hukuk
devleti kurallarına uyulması,
e. Kıbrıs konusunda adil ve kalıcı bir çözüm
için Türkiye’nin BM çerçevesinde çaba göstermesidir.
Raporda özel sektörün dinamizminin vurgulanmasına karşılık Türkiye ile
ilişkilerin geliştirilmesi ekonomik alanda ilerleme kaydedilmesine bağlanmıştır. Bu
alanlar şunlardır ;
a. Ekonomik reform yapılması ve istikrarlı
kamu maliyesi politikası izlenmesi,
b. Dengeli ekonomik büyüme ve istihdam artışı
için enflasyonu düşürmeye yönelik para politikası izlenmesi,
c. Kamu sektöründe ve tarım alanında reform
yapılması, fiziki ve sosyal altyapının geliştirilmesidir.
SONUÇ :
1.
KİTABIN ANA FİKRİ :
Avrupa
birliğinin tarihsel gelişimini, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girebilmesi için
alınması gereken tedbirleri ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’den isteklerini
açıklamaktadır.
2.
KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :
Kitabın getirdiği
yeniliklerden en önemlisi, verilen raporlarda Türkiye’nin diğer aday ülkelerle aynı
standartlarda değerlendirilmediğini açıklamasıdır ve aynı şartlarda
değerlendirilmemiz için siyasi alanda yapmamız gerekenleri ve Avrupa Birliği’nin
isteklerinin anlatılmasıdır.
3.
KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER:
Kitap
Türkiye’nin diğer ülkelerle aynı şartlarda değerlendirilmediğini, Avrupa
Birliği’ne girmek için bir çok taviz vermesi gerektiğini anlatıyor. Avrupa
Birliği’nin genel yapısını anlatarak bu konuda okuyucuyu bilgilendiriyor.