ADS
KİTABIN ÖZETİ :
Atatürk
heykellerinin kırıldığı, resimlerinin yırtıldığı dönemlerde yayınladığı,
“islam’da spor ve resim” yazısı ile islamda resim ve heykelin ilke olarak
yasaklanmamıştır. Yasağın sadece tapınmak amacı ile yapılan resim ve heykellere
ilişkin olduğunu kaynaklara dayanarak, bu hususu bilmeyenlere veya bilmez görünenlere
bir kez daha hatırlatmada bulunulmaktadır.
İslamiyetin,
zamanın arap toplumunun sosyal düzenini türlü yönlerden etkileyerek, bu toplumun
çağdaş, bir toplum haline gelmesini örneklerle açıklanmaktadır.
Özellikle Laiklik
ilkesinin ihlali ile ilgili değişik zamanlarda yazdığı yazılar ve senatör iken
yaptığı konuşmalar, kronolojik sıraya göre bir kitapta toplanmıştır.
Diyanet işleri
başkanlığının tutum ve davranışlarına çeşitli örneklerle işaret edilmektedir:
Diyanet
Bşk.lığı nüfus planlaması konusunda iki ayrı fetva yayınlanmıştır. Bunlardan
birinde “insan neslinin ve memleketimizde nüfusumuzun çoğalmasına mani olmak dini
bakımdan muvafık değildir. Bir zaruret yokken arzuya bağlı olarak doğum kontrolü
teşebbüsü islam dininin esaslarına aykırıdır” denilmiştir. Görüşülen bir
yasa tasarısı nedeni ile millet meclisi sağlık ve sosyal işler komisyonunun istediği
görüş üzerine aynı başkanlık “gebeliğe engel olmak caiz ve mümkündür” diye
fetva vermiştir. Bundan yedi buçuk ay sonra ise; “Allah yarattığı kulun rızkını
mutlaka verecektir. Allah’ın koyduğu nizama zıt gelişmeler, insanlığın başına
karmaşık felaketler getirmeye müsaittir.” Denilerek doğum kontrolunu bir fantazi
olarak niteleyip “bu insanlığın hunharca harcanmasıdır” denilmektedir.
Diyanetin
yayınlarında,
- “Erkek devamlı
kazanır, kadın ise tüketicidir; devamlı üretici olan oğlan ile mütemadiyen
tüketici olan kız evlat bir olabilir mi? Denilerek, medeni kanuna aykırılık ifade
edilmektedir.
- 15 şubat 1977
Van Depremi ile ilgili olarak; “Yer altında bazı gazların sıkışması veya kayması
gibi sebeplerin olması zelzelenin tesadüfi olduğunu göstermez. Zelzele kıyameti
hatırlatır. Kıyamet zelzele ile başlayacaktır” sözlerinden az sonra “günahları
yüzünden onları yok edip, arkalarından başka başka nesiller peydah ettik” ayetini
yersiz ve gereksiz olarak kullanıp zelzele ve benzeri felaketlerin herkes için ihtar,
ikaz manasını taşıdığını bildirmektedir.
Böylece acı
çeken insanlığa manevi bir güç vereceği, teselli çabaları sarf edeceği beklenen
başkanlık, çağdışı tutumuna bu konuda da bilim dışı örnek vermektedir.
“Dinsiz devlet
yıkılacak elbet”
“Şeriat
hakkımız, söke söke alırız”
“Zincirler
kırılsın, ayasofya açılsın”
“Şeriat
islamdır, anayasa kur’andır”
“İslami
hükümet, halifeli devlet”
“Erbakan-ziya-humeyni” yaşasın islam birliği.
Kitabın bir
bölümünde, izmir milletvekili hacı süleyman efendi’nin, TBMM kürsü-sünden ulusun
temsilcilerine seslenişi söyle ifade ediliyor.
“Tarih
pusulalarını şaşırmış ulusların, çöküşünü gösteriyor. Ulusları kötü
sonuçlara götüren neden, yanlış fikirleridir. İnsanlar eğitilmedikçe hiçbir işe
yaramazlar. Bugün köylerde ufak tefek okul yapmak, şehirlerde cami yapmaktan daha
hayırlıdır. Köylerde yalnız erkekler için değil birer de kızlar için okul açmak
gerekir.
Erkeklerin okuması
ne kadar gerekli ise; kızların okuması da O oranda önemlidir. Hatta daha çok
önemlidir.
Kadınları yüksek
mertebede bulunan bir milletin sırtı hiçbir vakit yere gelmez. Bu durumda olan bir
ulus, dünyanın en soylu bir ulusudur.
Kadın
kadınlığını, yüksek erdemini, anneliğini, zevceliğini bilirse, O vakit sosyal
düzeyimizdeki ilerleme en yüksek düzeyini bulur.”
İnançlı
yurttaşlarımıza kadın hakları konusunda yayımları ile yanlış ve tutucu bir yol
çizen bazı resmi çevre yöneticilerinden, bundan böyle hacı süleyman efendi’nin
ışıklı yoluna yönelmeleri tavsiye edilmektedir.
|