KİTABIN ÖZETİ :
Jack London Ay vadisi adlı romanında
Oakland grevlerini anlatır. Grevciler ile grev kırıcılarının sokakları kana bulayan
savaşı psikolojik bir açıdan derinlemesine anlatır. Daha iyi bir hayat için verilen
bu mücadelede bir kesimin mutluluğu ataları gibi kır hayatında aramalarını ele
alır.
Romanımız Mary ve Saxonne adlı iki
kızın, çamaşırhanede ütü işinde çalışırken başlar. Mary ve Saxonne
Oakland’da ikamet etmektedir. Saxonne bir göçmen kızıdır. Annesi babası vefat
etmiş, yoksulluktan dolayı evlatlığa verilmiş. Daha sonra kimsesizler yurdunda 16
yaşına kadar kalmış. Müteakiben abisinin maddi durumu çok kötüdür. Saxonne ise
ütücülükten aldığı parayı kendine harcamaktadır.
Bir gün Mary ve Saxonne duvarcıların
düzenlendiği bir eğlenceye katılırlar. Amaçları burada öğle yemeğini bedavaya
getirmek ve bol bol dans etmek için iki erkek arkadaş edinmektir. Eğlenceye Bert ve
arkadaşı Billy Roberts de katılacaktır. Billy Roberts amatör bir boksördür,
geçimini arabacılık yaparak sağlamaktadır. Atları çok sever ve zamanın en iyi at
arabalarını sürmektedir. Çalıştığı iş yerinde patronun gözdesidir ve en iyi
parayı o kazanır. Bütün kızlar Billy Robertle arkadaşlık kurup yaklaşmak
istemektedir. Dans partisine Bert ile gelen Billy Mary’nin de aracılığı ile
Saxonne’yle tanışmıştır Saxonne ile dans etmiş ve kızı çok beğenmiş, Saxone
de Billy i beğenmiştir.
Saxonne ve Billy Roberts birbirilerinden
hoşlanmalarına müteakip arkadaşlıklarını ilerletmişler ve evlenmeye karar
vermişlerdir. Evlilik hazırlıklarına başlamışlar ve önce dört odalı ev
tutmuşlar. Bu evin malzemelerini borçlanarak tamamlamışlardır. Ev ve malzeme
alımında her şeyin kalitelisini almaya karar verdiler. Zira Billy kendisine
güvenmektedir ve evin kapısından kaliteli olmayan hiçbir şey girmeyecek ve Billy
bunların parasını ödeyebilecek gücü kendisinde hissetmektedir. Saxonne’de
çalışmayacaktır. Evlerini kurmuş ve mutlu bir hayat yaşamaktadırlar. Saxonne
Billy’i çok sevmektedir. Billy soğuk kanlı, kendini çok iyi kontrol edebilen
saygılı ve yakışıklı birisidir. Ayrıca Billy diğer arkadaşları gibi çok içki
içmemektedir. Billy’de Saxonne’yi çok sevmektedir. Saxonne ağır başlı ve
akıllı birisidir. Etrafdaki herkesle iyi diyalog kurabilen etrafa kendisini sevdiren
güzel bir kızdır. Ev işlerinide iyi bilen birisidir.
Belli bir süre sonra Saxonna hamiledir.
Bir ev kadını olarak gurur verici bir durumdur. Yengesinin üç çocuğu vardır, her
biri ayrı bir sorundur. Çünkü, abisi Tom çalışmamaktadır, geçim sıkıntısı
yaşamaktadır. Bu geçim sıkıntısı içerisinde bir de çoçuk sıkıntıyı
arttırmakta ve hayatı yaşanılmaz hele sokmaktadır. Ancak Saxonne yengesinin bu
görüşlerine katılmamakta ve Bill’in bir şekilde kendilerini mağdur etmeyeceğine
inanmakta ve gönlünü rahat tutmaktadır.
Saxonne’nin komşusu da yengesinin
görüşlerine katılmakta ve Saxonneye erkeklerin vefasız olduğu, çocuk olduktan sonra
değerinin Billy’ nin gözünde düşeceğini ifade etmektedir. Saxonneye erkekleri elde
tutmanın yollarını öğretmektedir.
Belirli bir zaman sonra Oaklan’da
grevler başlamıştır. Çünkü sendikacılar ile patronlar arasında anlaşmazlık
olmuştur. Fabrikalar işci çıkarmaya ve grevcilerin yerine “Sarı” diye hitap
edilen sendikasız işciler alıp çalıştırmaktadır. Bu durum sendikalı işciler ile
patronların yanında olan sarıların arasını açmış ve sokak kavgaları
başlamıştır. Oakland bir harp meydanı gibidir. Gün geçmez ki; kavgalardan birinde
bir sendikalı işci bir sarıyı bir polis bir sendikalıyı öldürmesin. Öldüren
mahkemeye düşmesin. Hapishaneler ve hastaneler ağzına kadar dolmuştur. Bert Saxonne
nin evinin bulunduğu sokakta kavgada öldürülmüş ve Bert’i kurtarmaya çalışan
Saxonne çocuğunu düşürmüştür.
Bu kötü gidiş Billy’i de etkilemiş
içki içmeyi fazlalaştırmıştır. Artık Saxonne ile eskisi kadar ilgilenmemeye
başlamış, sendikadaki toplantılara katılmaktadır. Billy de para sıkınıtısı
çekmektedir. Açlık Billy ve Saxonneyi çok yıptratmıştır. Billy’ nin durumu
kurtarmak için katıldığı bir kaç boks maçıda olumsuz sonuçlanmıştır. Billy
formunu kaybetmiş ve maçlarda sağlam hırpalanmıştır. Ayrıca evinin bir odasını
kiraya verdiği adamı da dövmüştür. Adamın şikayeti üzerine tutuklanmış ve 1 ay
hapse mahkum edilmiştir.
Saxonne Billy’ nin mahkumiyeti
süresince düşünmüş ve bu kötü gidişe dur demek gerektiğine kara vermiştir. Bu
kararı Oakland’dan ayrılmak ve çiftlik kurmak olmuştur. Çünkü: çok iyi başlayan
evlilik hayatında aldığı bütün malzemeleri parasızlıktan kaybetmiş ve bir tek
Billy kalmıştı onu da seviyor ve kaybetmek istemiyordu.
Billy hapishaneden çıkınca bu
düşüncesini eşine aktarmış ve onu ikna etmiştir. Billy ile Oakland’ı terk
etmeden önce sinemaya giderler. Orada bir çiftlik ve vadi görmüşler ve çiftlik
benzeri bir yerin arayışına girmişlerdir.
Kararlıydılar çünkü; kaybedecek hiç
bir şeyleri yoktu ve zamanları boldu. Ufak tefek gerekli malzemeleri yüklendiler ve
yola koyuldular. Yolda tarımcılarla konuşup tanışmışlar ve tarımcılığı
öğrenmişlerdir. Burada tanıştığı çiftlik sahibine, aradığı özellikte bir
tarım arazisini sormuşlar. O da o özellikle bir araziyi ancak “ayda”
bulabilaceğini ve ismini de “Ay vadisi” olacağını söylemiştir. Fakat kararlı
idiler ve bulacaklardı.
Sıkıntılı yolculuktan sonra “Sonoma
vadisine” gelmişlerdi. Vadi tam istediği ve rüyalarındaki özelliğe uygundu.
Sonradan da öğrendiklerine göre Sonoma vadisi kızılderili lisanında ay vadisi
demekti. Sonuç olarak aradığını bulan Saxonne ve Billy hayatlarını düzene
sokmuşlar ve çok zengin olmuşlardır.